GOZALLI

Avukatlık

Favorilerine ekle
Favorilerinden çıkar

İşveren tarafından işçinin ücretinde indirim yapılması ancak işçi tarafından bunun kabulü ile mümkündür

"...ücrette yapılacak indirimin yazılı olarak işçiye bildirilmesi üzerine işçinin de bu değişikliği altı iş günü içerisinde yazılı olarak kabul etmesi durumunda ücrette yapılacak değişiklik geçerli hale gelir. Hizmet sözleşmesinin esaslı unsurlarında yapılacak değişikliğin kabulü işçi tarafından yazılı bir muvafakat bildirimi ile yapılabileceği gibi taraflar arasında imzalanacak yeni bir hizmet sözleşmesi vasıtası ile de yapılabilir. Bu şekilde yapılmayan değişikler geçerli değildir..."

Yargıtay 9. HD.,
E. 2017/7168 K. 2018/9517
T. 30.4.2018

“İŞ MAHKEMESİ”

DAVA TÜRÜ: ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalı Bakanlığa bağlı hastanede veri hazırlama görevlisi ve tıbbi sekreter olarak çalışırken asgari ücretin %30 fazlası ücret alırken 2009 yılı sonundan itibaren rızası dışında ücretinin düşürülüp asgari ücretin %5 fazlası olarak ödenmeye başlandığını ileri sürerek düşüşden kaynaklı ücret farklarının tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, zamanaşımı def’ini öne sürüp, davacının müvekkili idarenin ihale ile hizmet satın aldığı şirketin işçisi olduğunu, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ihale sözleşmesi ve şartnamesi incelendiğinde işçilerle ilgili her türlü sorumluluğun ve yükümlülüğün yükleniciye ait olduğunun görüleceğini, ayrıca rızası dışı ücreti indirilmeyip yeni ihale ile hizmet alımı yapıldığında değiştirildiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafça davacı ücretinin tek taraflı olarak düşürüldüğü, kesinleşen emsal kararlar da dikkate alındığında davacının ücrüt farkı alacağı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında davacının ücret farkı bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık vardır.

İş sözleşmesinin esaslı unsurlarından olan ücret unsurunda işçi aleyhine yapılacak bir değişikliğin geçerli olabilmesi için bunun 4857 sayılı İş Kanunun 22. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Buna göre ücrette yapılacak indirimin yazılı olarak işçiye bildirilmesi üzerine işçinin de bu değişikliği altı iş günü içerisinde yazılı olarak kabul etmesi durumunda ücrette yapılacak değişiklik geçerli hale gelir. Hizmet sözleşmesinin esaslı unsurlarında yapılacak değişikliğin kabulü işçi tarafından yazılı bir muvafakat bildirimi ile yapılabileceği gibi taraflar arasında imzalanacak yeni bir hizmet sözleşmesi vasıtası ile de yapılabilir. Bu şekilde yapılmayan değişikler geçerli değildir.

Somut uyuşmazlıkta, davalı veya alt işverenleri tarafından davacı işçinin ücretinde yapılan indirim için işçiden yazılı bir muvafakat alınmadığı; fakat dava konusu edilen sürede değişen bazı alt işverenler ile davacı arasında hizmet sözleşmeleri imzalandığı anlaşılmaktadır. Davacı ile alt işverenler arasında imzalanan ve ücret miktarının yazılı olduğu hizmet sözleşmeleri 4857 sayılı İş Kanunun 22. maddesi kapsamında ücrette yapılan indirimi işçinin yazılı olarak kabul ettiğini gösterir ve bu tarihten itibaren ücrette yapılan indirim geçerli hale gelir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı işyerinde çalışan davacının ücretinin 2010 yılı Ocak ayı itibariyle düşürüldüğü anlaşılmaktadır.

Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının onayı olmadan işverence davacı ücreti düşürülemez. Ancak davalı tarafça bir kısım iş sözleşmeleri sunulmuş olup, bu sözleşmelerden 2011, 2013 ve 2014 yıllarında yapılan ve davacının da imzaldığı iş sözleşmelerde ücret miktarı belirlenmiş ve davacının bu miktarlara bir itirazı olmamıştır. Bu durumda sözleşme hükümleri geçerlidir.

Mahkemece yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri dikkate alınarak hesaplama içeren bilirkişi raporunun 2. seçeneği yerine, gerekçesiz şekilde, sözleşmelerin dikkate alınmadığı rapor seçeneğine itibar edilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN