Çarşamba, 17 Şubat 2021

Avukatın masraf ve vekalet ücreti aldığı halde dava açmaması görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur

"...Avukat olan sanığın, vekilliğini üstlenerek dava açmak için katılandan masraf ve vekalet ücreti aldığı halde, dava açmadığı gibi, açtığını söyleyip oyalamak suretiyle TCK'nın 257/1. maddesi kapsamında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği gözetilmeden..."

Yargıtay 5. CD.,
E. 2015/4181 K. 2019/344
T. 10.1.2019

“Ağır Ceza Mahkemesi”G

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

Tayin olunan ceza miktarına nazaran sanık müdafin duruşma talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan CMUK’nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Avukat olan sanığın, vekilliğini üstlenerek dava açmak için katılandan masraf ve vekalet ücreti aldığı halde, dava açmadığı gibi, açtığını söyleyip oyalamak suretiyle TCK’nın 257/1. maddesi kapsamında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği gözetilmeden, eylemi ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kabul edilerek hakkında 257/2. madde ve fıkrası uyarınca hüküm kurulması ile kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 150 gün adli para cezasının günlüğü 50 TL karşılığı hesap hatası sonucu “7500 TL” yerine “3750 TL” şeklinde eksik tayini, keza yüklenen suçu TCK’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, adli para cezasının belirlenmesi sırasında hüküm fıkrasında uygulama maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesine yer verilmemesi ise mahallinde ikmali mümkün eksiklik olarak kabul edilmiştir.

Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 10/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

BU GÖNDERİYE YORUM YAPIN

BENZER İÇERİKLER