T.C
DANIŞTAY
15. DAİRE BAŞKANLIĞI
ESAS NO: 2018/4786
KARAR NO: 2018/7852
KARAR TARİHİ: 22/11/2018

ASKERLİK HİZMETİNİ İFA ETTİĞİ SIRADA PSİKOLOJİK BASKILARA VE MOBBİNGE MARUZ BIRAKILDIĞINDAN BAHİSLE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI, BU DAVANIN GÖRÜLMESİ VE ÇÖZÜM YERİNİN ASKERLİK ŞUBESİNİN BAĞLI OLDUĞU YER İDARE MAHKEMESİDİR.

…. vekili tarafından; davacının Çankırı İli’nde askerlik hizmetini ifa ettiği sırada psikolojik baskılara ve mobbinge maruz bırakıldığından bahisle, uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılığı olmak üzere, 5.000,00-TL maddi ve 30.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle ‘na karşı açılan davada, … İdare Mahkemesi’nce; idarenin eylemi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların, davacının Çankırı İli’nde askerlik görevini ifa etmekte iken meydana geldiği görüldüğünden, maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılmış olan işbu davanın görüm ve çözümünde 2577 Sayılı Kanun’un 36. maddesinin (b) bendi gereği, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer olan Çankırı İli’nin idari yargı yönünden bağlı bulunduğu Kastamonu İdare Mahkemesinin yetkili olduğu yolunda verilen 04/05/2018 günlü ve E:2018/717, K:2018/1446 sayılı karar ile Kastamonu İdare Mahkemesi’nce; dava dilekçesindeki iddialarının incelenmesinden, davacı her ne kadar Çankırı ve Uşak illerinde vatani görevini yaparken karşılaştığı psikolojik baskılar nedeniyle kendisine zarar verdiğini iddia etse de bu durumun askere alınması esnasında yeterli araştırma ve inceleme yapılmamış olmasından kaynaklandığını ileri sürdüğü anlaşılmış, uyuşmazlığın askere alınmaması gereken bir kişinin askere alınması ve bu nedenle askerliğin şartlarına dayanamayarak kendisine zarar vermesi nedeniyle tazminat isteminden kaynaklandığı anlaşıldığından davanın görüm ve çözümünde Mardin Kızıltepe askerlik şubesinin yargı yetkisi olarak bağlı bulunduğu Mardin İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu yolunda verilen … günlü ve E: …, K:… sayılı karar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun’un 43/1-b maddesi uyarınca incelenerek gereği düşünüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 36. maddesinde; “İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla: 

a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,
b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer,
c) Diğer hallerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer İdari mahkemesidir.” hükmü yer almaktadır.

Dosyanın incelemesinden; davacının 01.12.2016 tarihinde askerliğe başladığı acemi birliğini Çanakkale, usta birliğini Çankırı illerinde yaptığı, askerlik süresince psikolojik baskılar gördüğü ve daha sonra Uşak İline gönderildiği, psikolojik baskıların etkisiyle kendisine zarar verici eylemler yaptığı, askere gitmeden önce küçükken yüksekten düşlmesi nedeniyle beyninin zarar gördüğü, beyin travması geçirdiğine dair birçok raporunun bulunduğu, askerliğe elverişsiz olmasına rağmen askere alınırken gerekli araştırma ve incelemeler yapılmış olsaydı bu hadiselerin hiç yaşanmayacağından bahisle uğradığını ileri sürdüğü zararların tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmakla, askerliğe sevk işlemi davacının bağlı olduğu Kızıltepe Askerlik Şubesi’nce tesis edildiğinden iş bu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Kızıltepe Askerlik Şubesi’nin bulunduğu yer Mardin İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Mardin İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ve dosyanın Mardin 2. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Mahkemesince Kastamonu İdare Mahkemesi ile taraflara bildirilmesine, 22/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

T.C
DANIŞTAY
15. DAİRE BAŞKANLIĞI
ESAS NO: 2018/2066
KARAR NO: 2018/6878
KARAR TARİHİ:11/10/2018 

Davacı … vekili Av. … tarafından, Kırklareli İlinde bulunan Kara Kuvvetleri 55’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirmekte iken uzman erbaşlığa alınması için yaptığı başvurusu düz taban olduğuna dair 22/04/2016 tarihli sağlık kurulu raporu gerekçe gösterilerek reddedilen davacının askerliğe engel teşkil eden durumun askerliğe ilk müracaat anında fark edilmeyip askerliğinin bitimine bir buçuk ay kala fark edilmesinin hizmet kusuru oluşturduğu, askere alınmaması gerekirken idarenin kusuru sebebiyle fiilen 320 gün askerlik yaptığı, askere alınmadan önce gelir getirici işte çalışmakta olduğu, askerde iken çalışamaması sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığı iddia edilerek, 1.000-TL maddi ve 50.000-TL manevi tazminatın askere alınma işleminden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Milli Savunma Bakanlığı’na karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde açılan davada;

Ankara 14. İdare Mahkemesi’nce; 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin (b) bendi gereği idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer idare mahkemesi olduğu, davacının askere alma işlemlerinin hukuka aykırı olduğu iddiası ile açılan davanın görüm ve çözümünün askerlik işlemlerine ilişkin idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili olan Edirne İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu yolunda verilen … günlü ve E:…, K:… sayılı karar ile Edirne İdare Mahkemesi’nce; dava konusu tazminat isteminin davacının asker kişi statüsüne alınmasına ilişkin olduğu, dava tarihinde davacının asker kişi ve kamu görevlisi de olmadığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı yasanın genel yetki kuralını belirleyen 32/1.maddesi uyarınca, davacının askere alınması işlemlerinin yapıldığı Milli Savunma Bakanlığı Asker alma Genel Müdürlüğü’nün bulunduğu Ankara ilindeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu yolunda verilen … günlü ve E:…, K:… sayılı karar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun’un 43/1-b maddesi uyarınca incelenerek gereği düşünüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 36. maddesinde; “İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla: a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili, b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, c) Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer İdari mahkemesidir.” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 11/02/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6771 sayılı T.C. Anayasası’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la Anayasaya eklenen Geçici 21. maddenin (E) bendi hükmüyle askeri yargı kaldırılmış ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde görülmekte olan dosyalardan kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştay’a, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde gönderileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa’nın 121. maddesiyle 25/10/1983 günlü, 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4. maddesine göre, Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 15/08/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 25/08/2017 günlü, 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 36. maddesinde de, kaldırılan askeri yargı mercilerinde görülmekte olan, işi bitmemiş dosyalardan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde kanun yolu incelemesinde olanların Danıştay’a, diğerlerinin ise Ankara İdare Mahkemelerine gönderileceği kurala bağlanmıştır. Görüldüğü üzere, 694 sayılı KHK’nin 36. maddesiyle eklenen 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun Geçici 45. maddesinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde kanun yolu incelemesi aşamasında olanlar Danıştay’a, diğerleri Ankara İdare Mahkemelerine herhangi bir karara gerek kalmaksızın gönderilir, denilmekle; yürürlükte olan 6771 sayılı Kanun hükmünü ortadan kaldırmadığı gibi, herhangi bir özel yetki kuralına da işaret etmediği, söz konusu düzenlemenin anılan Yüksek Mahkemedeki dosyaların nerede tevzi edileceğini düzenlediği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan; “usul kurallarının derhal uygulanırlığı ilkesi” gereğince dava dosyalarının devrini müteakip uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.

Bu durumda, askerlik hizmeti devam ederken uzman erbaşlık için başvuruda bulunan davacının başvurusu, düz taban olduğundan bahisle 22.04.2016 tarihli “sağlık kurulu raporu” ile reddedildiğinden, davacı tarafından, askerliğe engel teşkil eden durumun askerliğe ilk müracaat anında fark edilmeyip askerliğinin bitimine 1,5 ay kala fark edilmesi dolayısıyla uğramış olduğu zarara karşılık maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davaya konu uyuşmazlığın çözümünde; davacının bağlı olduğu Birecik (Şanlıurfa) Askerlik Şubesi tarafından muayene işlemleri gereği gibi yapılmadan, askerliğe elverişli bulunarak sevk edildiği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanunun 36. maddesi (b) bendi uyarınca eylemin gerçekleştiği ve hizmetin görüldüğü yer idare mahkemesi olan Şanlıurfa İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Şanlıurfa İdare Mahkemesi’nin yetkiliolduğuna; dava dosyasının Şanlıurfa İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine; kararın Mahkemesince Ankara 14. İdare Mahkemesi’ne ve taraflara bildirilmesine, 11/10/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

-İLETİŞİME GEÇİN-
Abone
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumlara bak