YARGITAY
21. Hukuk Dairesi
Esas Yıl/No    : 2019/12
Karar Yıl/No : 2019/8170
Karar tarihi   : 26.12.2019

MAHKEMESİ  : İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyurak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, davacının davalı işyerinde 01/12/1995-2003 tarihleri arasında geçen ve Kurum’a bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile davacıın … kodlu davalı işyerinde belirsiz süreli hizmet sözleşmesiyle asgari ücretli olarak 01/12/1995-31/08/2003 tarihleri arasında çalıştığının ve bu çalışmalarından toplam 2710 gününün kurum bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.Taraf ehliyeti konusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddenin. fıkrasının (d) bendi uyarınca dava şartlarındandır ve davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.

Öte yandan; taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin Medeni Usul Hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Medeni Kanuna göre belirlenir (HMK m.50, TMK m.8 ve m.48). Buna göre; medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK m.8) ve tüzel (TMK m.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. 506 sayılı Kanun’un 4. maddesinde ise, “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. “Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin alt işverenler tarafından düzenlenmiş olması durumunda, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Yasanın 79/10. maddesine göre sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir.Somut olayda; davacının 01/12/1995 tarihli işe giriş bildirgesinin … – Halı kilim imalatı ünvanlı 1002554 sicil numaralı şahıs işyerinden verildiği, 16/12/2013 havale tarihli bilirkişi raporunda 07/12/1994 tarihi itibariyle … adına tescil kaydının yapıldığı, 30/01/1997 tarihinde işyeri bildirgesi ile devir işleminin yapıldığı ve … Halı San. Ve Tic Ltd Şti halı imalatı ünvanı ile 31/05/2010 tarihine kadar faaliyetine devam ettiğinin bildirildiği, davalı kurum tarafından gönderilen işyeri bilgilerinde davalı şirketin ünvanının … Halı San. Ve Tic Ltd Şti olarak bildirildiği, yine … Ticaret Odası’ nın 15/11/2018 tarihli yazısında davalı şirketin 27/01/1997 tarihinde tescil edildiğinin bildirildiği anlaşıldığı halde ihtilaflı dönemde gerçek işverenin şahıs işyeri mi yoksa şirket mi olduğu araştırılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.Mahkemece yapılacak iş; … Halı San. Ve Tic Ltd Şti’ nin hangi tarihte kurulduğunu ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü’ nden sormak ve ticaret sicil belgelerini istemek, davalı işyerine ait işyeri tescil belgelerini davalı kurumdan istemek, işyeri devri var mı tespit etmek, davacı adına verilen 01/12/1995 tarihli işe giriş bildirgesi … ünvanlı şahıs işyerinden verildiğinden davacının hizmet tespiti talep ettiği dönemde çalıştığı işyerinin işvereninin kim olduğu araştırılıp açıkça ortaya konulduktan sonra işverenin ihtilaflı tüm dönemde ya da ihtilaflı dönemin bir kısmında … olduğunun tespiti halinde bu kişiyi usulüne uygun şekilde davaya dahil etmesi için davacıya süre vermek, gerçek işveren tespit edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra göstereceği tüm deliller toplanıp sonucuna göre fili çalışmanın tespiti halinde davalı şirketin tescil tarihinden öncesi için şirket hakkında hüküm kurulamayacağı da gözetilerek hangi tarihte hangi işveren nezdinde çalıştığı belirtilerek karar vermekten ibarettir.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalı Kurum ve davalı şirket vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ….’ye iadesine

26/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

-İLETİŞİME GEÇİN-
Abone
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumlara bak