GOZALLI

Avukatlık

Satıcının imza ve kaşesi bulunan fatura kapalı faturadır ve ödenmiş olduğuna karine teşkil eder

"...satıcı imza ve kaşesi bulunduğu dolayısıyla faturaların bu haliyle kapalı fatura niteliği taşıdığı görülmektedir. Kapalı fatura, fatura bedellerinin ödenmiş olduğuna karine teşkil eder. Bu karinenin aksini yani fatura bedellerinin ödenmediğini davalı alacaklının yazılı delille ispatlaması gerekir..."

Yargıtay Kararı – 11. HD.,
E:2022/2415, K: 2022/3753

UZUNKÖPRÜ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ: 26/05/2021
NUMARASI : 2020/66 – 2021/109

Taraflar arasındaki davada Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi gereği müzakere edilip düşünüldü.

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, ödeme emrinin eski yöneticiye tebliğ edildiğini, bu kişinin de husumetli davranarak ödeme emrinden yeni yönetimi haberdar etmediğini, dolayısıyla takibe itiraz edilemediğini, müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesinde davalıya bir borcun olmadığının ve satışların peşin gerçekleştiğinin görüleceğini ileri sürerek müvekkilinin takipten dolayı borçlu olmadığının tespitini, kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının icra hukuk mahkemesinde tebligatın usulsüzlüğü iddiası ile açtığı davanın reddedildiğini, müvekkilinin açık hesaba dayalı ckmck satışı yapıp fatura kestiğini, ticari defter kayıtlarına göre 3.360,06 TL alacaklı göründüğünü, davacının hukuki ilişkiyi kabul ederek ödemeyi peşin yaptığı iddiasında bulunduğundan ispat yükünün üzerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların gösterdiği ticari defterlerin TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yapıldığı. davacının ticari defterlerine göre 30.04.2019 tarihi itibariyle davalıya ait herhangi bir borç ve alacak kaydı olmadığı, davalının defterlerinde ise 20.06.2019 tarihi itibariyle davacıdan 3.360,06 TI. alacağının bulunduğu, davacı kooperatifin davalının düzenlediği toplamda 2.642,16 IL tutarındaki 20 adet faturayı ticari defterlerine geçirdiği, 07.05.2019-15.06.2019 tarihleri arasında düzenlenen 8 adet faturayı ise kaydetmediği, davalının toplamda 28 adet faturayı ticari defterlerine kaydettiğinin anlaşıldığı, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak değerlendirilebilmesi için birtakım şartların gerçekleşmesi gerektiği, işbu şartlardan birinin 6100 sayılı HMK’nın 222. maddesinin 3. fıkrasında “diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasıdır.” şeklinde gösterildiği, davacı defterlerinde davalının kayıtlarında yer alan faturaların gösterilmemesinin davacı lehine delil olarak kullanılamayacağı, içtihatlar uyarınca da davacının dava dilekçesinde münhasıran davalının defterlerine delil olarak dayanmadığı durumlarda davalının defterini sunmamasının ya da davacının defterlerine aykırı kayıtlar içermesinin davacı lehine yorumlanamayacağı hususu dikkate alındığında ticari defterlerin faturaya ilişkin ödemeyi gösterir belge yönünden davacı lehine yorumlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 04.04.2022 tarihli yazısı ile kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İcra takibine konu edilen faturaların alt kısmındaki çerçeveli kısımda satıcı imza ve kaşesi bulunduğu dolayısıyla faturaların bu haliyle kapalı fatura niteliği taşıdığı görülmektedir. Kapalı fatura, fatura bedellerinin ödenmiş olduğuna karine teşkil eder. Bu karinenin aksini yani fatura bedellerinin ödenmediğini davalı alacaklının yazılı delille ispatlaması gerekir. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığının 6100 sayılı HMK’nın 363 üncü maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile yerel mahkeme kararının sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, dosyanın mahkemesine iadesine, bozma kararının bir örneğinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363. maddesinin 3. fıkrası gereğince Resmi Gazete’de yayınlanması için Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Gencl Müdürlüğü’ne gönderilmesine, 11/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz