T.C
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2016/19077
KARAR NO:2019/7736
KARAR TARİHİ:25/06/2019
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

ÖZEL YEDİEMİN DEPOLARINA İLİŞKİN ÜCRET UYUŞMAZLIKLARINDA DA TARİFEDEKİ KURALLARDAN YARARLANILARAK SONUCA ULAŞILMASININ HAKKANİYETE DAHA UYGUN DÜŞECEĞİ.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı borçlunun, alacaklı sıfatıyla Küçükçekmece 3.İcra Müdürlüğü’nün 2012/2848 talimat sayılı dosyasından bir kısım menkul mallara haciz ve muhafaza işlemi yaptırdığını, mahcuzların tutulan tutanak ile günlük 44,50 TL yediemin ücreti karşılığında kendisine teslim edildiğini, bundan kaynaklı olarak toplam 25.632,00 TL alacağın tahsili için Küçükçekmece 1.İcra Müdürlüğü’nün 2014/1691 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu hakkında icra takibi başlattıklarını ve davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, özel depo ve garajların, Adalet Bakanlığı’nca çıkartılan ilgili yönetmelik ve ücret tarifelerinin dışında ücret belirlemesi ve ücret sözleşmesi yapmasının kanuna aykırı olduğunu, Adalet Bakanlığı’nca açılıp işletilen yediemin depolarından uygulanan maktu olan ücret tarifelerinde, ücretin hacizli eşyanın değerine göre belirlenmesi ve uzun süreli muhafaza, halinde düşük ücret alınmasına ilişkin kuralların mevcut olduğunu, İ.İ.K.’nun 59. maddesine göre yapılan takip masrafları ve muamelelerle ilgili masrafların borçluya ait olduğunu, davacı taraf ile aralarında imzaladıkları herhangi bir yedieminlik sözleşmesi mevcut olmadığını, husumet itirazı doğrultusunda yediemin ücretinin borçlusu icra dosyası borçlusu olduğundan pasif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle davanın reddine, eğer esasa ilişkin değerlendirme yapılacak ise esasa ilişkin itirazlar doğrultusunda hukuki ve delili mesnetten yoksun davanın reddine, takibin iptaline ve davacının, alacağın en az %20’si oranında tazminata mahkûmiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının davasının kabulü ile, Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün 2014/1691 Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın belirlenmesi yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminat talebinin reddine kara verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Alacaklısı davalı, borçlusu dava dışı … Diş ve Ağız Sağlığı Hiz. Ltd Şti. ve diğer borçlular olan … 8. İcra Dairesi 2012/8360 esas sayılı dosyası üzerinden icra işlemlerinin yapıldığı, Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2848 talimat sayılı dosyası üzerinden 26.06.2012 tarihinde yapılan haciz ve muhafaza işlemi sonucunda, borçluya ait makinelerin haczedilip, aynı tarihli “Yediemin Teslim Zaptı” ile davacıya yediemin olarak teslim edildiği, söz konusu tutanakta, davacı ile birlikte davalı alacaklı vekilinin imzalarının bulunduğu, günlük 44,50 TL yedieminlik ve depo ücretinin takdir edildiği, davacının, 26.06.2012-27.01.2014 tarihleri arasındaki 44,50 TL günlük yedieminlik ücreti olan 25.632,00 TL’nin tahsili istemiyle takip başlattığı, takibe vaki itiraz üzerine de eldeki davayı açtığı tüm dosya kapsamıyla anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık yedieminlik ücretinden kaynaklanmakta olup, davanın dayanağı olan “yediemin teslim zaptı” davacı ve davalı vekili tarafından imzalanmış ve haczedilen mahcuz mal, özel yediemin deposu işleten davacıya teslim edilmiştir. Sözleşme içeriğinde, ödenen ve ödenecek bedeller yazılı olmadığından, sözleşme bedeli bakımından içerik olarak tarafları bağlamaz.

Bilindiği üzere, Adalet Bakanlığı hacizli malların korunması için uygun göreceği yerlerde depo ve garaj açabileceği gibi, Adalet Bakanlığı Güçlendirme Vakfına da açtırabilir veya işletme hakkını verebilir. Alınacak depo ve garaj ücretleri Adalet Bakanlığınca belirlenir. Bu yerlerin çalışma esas ve usulleri yönetmelikte gösterilir. (İİK.88/IV md.) Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda, Adalet Bakanlığınca çıkartılan ilgili Yönetmelik ve ücret tarifelerinin uygulanmasına devam olunur. (4949 sayılı Kanunun 105. Maddesi ile 17.7.2003 tarihinde 2004 sayılı İcra İflas Kanununa eklenen geçici 4. Madde) Adalet Bakanlığına ait depo ve garajlarda muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret tarifesi, her yıl Bakanlıkça belirlenerek Resmi Gazetede yayınlanmaktadır. Her ne kadar, Adalet Bakanlığınca açılıp işletilen yediemin depoları hakkında uygulanmakta olan ücret tarifeleri sadece Bakanlıkça işletilen yediemin depoları için geçerli ise de, özel yediemin depolarına ilişkin ücret uyuşmazlıklarında da bu tarifedeki kurallardan yararlanılarak sonuca ulaşılmasının hakkaniyete daha uygun düşeceği, Yargıtay İçtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakılacak olursa; icra işlemleri sırasında hazırlandığı açık olan ve günlük 44,50 TL ücret takdir edilen 26.06.2012 tarihli “yediemin teslim zaptı” yediemin depo işleticisi davacı ve takip alacaklısı davalıyı temsilen vekili tarafından imzalanmıştır. Ne var ki, haciz tutanağında toplam değeri 23.250,00 TL olarak gösterilen mahcuz malların, 581 gün süre ile yediemin deposunda kaldığı anlaşılmakla,
hacizli eşyanın değeri, depoda kaldığı sürenin uzunluğu, ortaya çıkan yediemin ücretinin fazlalığı göz önüne alınarak, Borçlar Kanununun 43. maddesi gereğince ücretten hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiği kabul edilmelidir. O halde, mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

-İLETİŞİME GEÇİN-
Abone
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumlara bak