YARGITAY 4. Hukuk Dairesi
Esas Yıl/No         : 2016/10337
Karar Yıl/No      : 2019/1071
Karar tarihi        : 27.02.2019
MAHKEMESİ    : Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve … aleyhine 09/10/2013 gününde verilen dilekçe ile evlilik birliği devam ederken üçüncü kişi ile birlikte olma iddiasına dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Davacının davalılardan …’a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davacının davalı …’ya yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, her iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davalı … ile müvekkilinin evli olduğunu, diğer davalı …’ın da diğer davalı ile müvekkilinin evli olduğunu bilmesine rağmen birlikte yaşamaya başladığını ve bu durumun çevresi tarafından duyulduğunu belirterek müvekkilinin kişilik değerlerinin ihlal edilmesi sebebiyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4/1. maddesi gereğince, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun İkinci Kitabından doğan dava ve işlere Aile Mahkemesinde bakılır.

Dava konusu olayda davacı, 4721 sayılı TMK’nun 185/3. maddesinde belirtilen sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmaktan dolayı, davalı eşinden manevi tazminat talep etmektedir. Sadakat yükümlülüğü, evlilikle birlikte eşlerin tabi olması gereken bir yükümlülük olup, TMK’nun ikinci kitabının birinci kısmının üçüncü bölümünde düzenlenmiştir. Sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesi durumunda, diğer eş açacağı boşanma davasında, boşanmaya neden olan bu olay nedeniyle kişilik hakkının saldırıya uğradığını ileri sürerek davanın fer’i mahiyetinde manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Somut olayda; davacı, davalı eşinin sadakat yükümlülüğüne uymadığını ileri sürerek manevi tazminat talep etmiştir. Evlilik devam ederken, birlik yükümlülüklerine uyulup uyulmadığını belirleme görevi Aile Mahkemesine aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir.

Yerel Mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalı … yönünden mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı …’ya yönelik kısmı yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının bu davalıya yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacının davalı …’a yönelik temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

-İLETİŞİME GEÇİN-
Abone
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumlara bak