GOZALLI

Avukatlık

Favorilerine ekle
Favorilerinden çıkar

Mirasçıları tayin edilemeyen ölü aleyhine dava açılamaz ancak ‘mirasçıları’ denilmek suretiyle mirasçılar aleyhinde dava açılabilir

"...Ölü kişi aleyhine dava açılamaz. Ancak, mirasçılarının tayin edilememesi sebebiyle kişinin ölü olduğu belirtilerek ve ölünün ismi açıklanarak 'mirasçıları' denilmek suretiyle mirasçılar aleyhinde dava açılabilir..."

Yargıtay 7. HD.,
E. 2009/1482 K. 2009/1670
T. 8.5.2009

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında 105 ada 65 parsel sayılı 1559,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalı ölü Necmettin adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresinde davacı Hazine vergi kayıtlarına dayanarak taşınmazın kanunları uyarınca devlete kalan taşınmazlardan olduğunu, bu nedenle zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davacının davasının reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Tespit maliki Necmettin’in tespit tarihinden önce vefat ettiği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Kural olarak 04.05.1978 tarih 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ölü kişi aleyhine dava açılamaz ve ıslah yoluyla da olsa hasım değiştirilemez. Ne var ki, sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, özel bir hüküm bulunmadığı takdirde ve genel mahkemede görülmekte olan davalar hakkında uygulanır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 29. maddesi hükmü dikkate alındığında, sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararının kadastro davalarında uygulama olanağı bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan ölü davalının mirasçıları belirlenmemiş ve mirasçılara da dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeyerek taraf koşulu oluşturulmamıştır. Öğretide ve uygulamada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.

O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, vefat ettiği belirlenen davalının yasal mirasçılarını gösterecek şekilde nüfus aile kayıt tablosu getirtilmeli, mirasçılarının kimlikleri bu yolla belirlenmeli, adı geçen mirasçıların tebliğe elverişli adresleri zabıta aracılığıyla sorulup saptanılmalı, bundan sonra dava dilekçesi ve duruşma günü mirasçılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, mirasçıların gösterecekleri deliller sorulup saptanmalı, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece taraf koşulu oluşturulmaksızın işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), bozma nedenine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 08.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN